İstanbul, Türkiye +90 (212) 283 22 95

Hayallerin Hayat Bulduğu Yer

Motokros
Motokros

Cum Ara, 20 by Administrator

MOTOKROS 1930’lu yıllarda...

Kite Surfing/Uçurtma Sörfü
Kite Surfing/Uçurtma Sörfü

Cum Ara, 20 by Administrator

KİTE SURFİNG-UÇURTMA SÖRFÜ...

Kaykay
Kaykay

Cum Ara, 20 by Administrator

KAYKAY SPORU Tahta parçalarına...

Tüm Blog girişlerini görüntüleyin →

Sağlık Turizmi

SAĞLIK VE TERMAL TURİZM

GENEL BİLGİ

Türkiye, termal su kaynakları bakımından büyük bir öneme sahiptir. Ülkenin termal suları,

hem  debi  ve  sıcaklıkları  hem  de  çeşitli  fiziksel  ve  kimyasal  özellikleri  ile  Avrupa’daki

termal  sulardan  daha  üstün  nitelikler  taşımaktadır.  Son  yıllarda  hızla  gelişen  sağlık

turizmi, termal yatırımları da hızlandırmıştır. Termal kaynak açısından dünyada 7. sırada

olan Türkiye’de birçok termal otel hizmeti vermektedir. Bu oteller şifalı sularla otelciliği

birleştirerek farklı mimari çizgilere sahip, konforlu yaşam alanları, güler yüzlü çalışanları

ve kusursuz ev sahipliği ile misafirlerini ağırlarlar.

TERMAL TURİZM

Termal Turizm Tanımı:

Termomineral su banyosu, içme, inhalasyon, çamur banyosu gibi çeşitli türdeki yöntemlerin

yanında   iklim   kürü,   fizik   tedavi,   rehabilitasyon,   egzersiz,   psikoterapi,   diyet   gibi   destek

tedavilerinin birleştirilmesi ile yapılan kür (tedavi) uygulamaları yanı sıra termal suların eğlence

ve rekreasyon amaçlı kullanımı ile meydana gelen turizm türüdür.

Termal Turizmin Kısa Tarihçesi 

Termal ve mineralli suların kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Özellikle Anadolu topraklarında, termal kaynakların kullanımına şahitlik eden birçok eser mevcut.

Yapılan arkeolojik çalışmalar, termal suların kullanımının yaklaşık 5000 yıl öncesine kadar uzandığını gösteriyor. Bu doğal kaynakların Persler, Mısırlılar, Romalılar, Türkler, Vikingler gibi uygarlıklar tarafından dinlenme ve zindeleşme aracı olarak kullanıldığı biliniyor.

Örneğin Anadolu’da kullanılan kaplıca ve içme ismi verilen merkezlerin, kuruluş tarihleri Romalılara kadar uzanıyor. Ayrıca Selçuklular ve Osmanlıların da jeotermal sulardan faydalandığı biliniyor.

.Ülkemizin jeolojik yapısı doğrultusunda çok sayıda sıcak su kaynağına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Orta Anadolu ve Ege bölgesi termal kaynaklar açısından hayli değerlidir.

Kür

Tedavi etkeninin belli dozda, seri halde, düzenli aralıklarla, belli sürelerle tekrarlanarak verilmesi ile uygulanan tedavi yöntemidir.

Kaplıca Tedavisi

Toprak yer altı ve deniz kaynaklı mineralli sular, gazlar, peliodler (çamurlar) ve iklimsel unsurlar gibi doğal tedavi unsurlarının yöredeki iklim olanaklarıvegerekli görülen diğer tedaviler ile birlikte kür tarzında uygulandığı bir tedavi sistemidir.

Balneoterapi

Termomineral sular, peloidler ve gazlar gibi doğaltedavi unsurlarının banyo, içme ve inhalasyon (soluma) yöntemleri ile kür tarzında tedavi amaçlı kullanılmasıdır.

İnhalasyon Uygulamaları

Termomineral su zerrecikleri ile yapılan soluma uygulamalarıdır.

İçme Kürleri

Mineralli sular ile kaplıcalarda ya da yaşanılan yerde yapılan içme kürleridir.

Peloidterapi

Doğal, jeolojik ve/veya biyolojik olaylar sonucu oluşanorganik ve/veya inorganik maddeler olan peloidlerin bir  balneoterapi  yöntemi  olarak  kullanılmasıdırHalkarasında  şifalı çamurların  tedavi  amaçlı  kullanılması olarak bilinmektedir.

Klimaterapi

Hava sıcaklığı, nem, rüzgâr şiddeti ve hızı, güneş ışınımıve  benzeri  iklimsel  faktörlerin

sistematik  kür tarzında uygulanmasıdır.

Talassoterapi

Koruyucu ve tedavi edici ve/veya kür amaçlı olarak tıbbi  gözetim  ve  denetim  altında,  deniz  suyu  iklimi ve   unsurlarının   kür   tarzında   uygulandığı   bir   tedavi sistemidir.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Kaplıca tedavisinde kullanılan elektroterapi, egzersiz tedavileri, masaj ve diğer yöntemlerdir.

Medikal Tedavi

Kaplıca  tedavisi  sırasında  hastaya  lokal veya sistemik olarak uygulanan  ilaç tedavi yöntemidir.

Destek Uygulamalar

Sağlık eğitimi, diyet uygulamaları, günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi, davranışdeğişikliği eğitimleri ve psikolojik destek yöntemidir.

Termal Suların Sınıflandırılması

Termal Sular

Çıkış  noktasında  sıcaklığı  20  ºC  ve üzerinde olan sulardır.

Mineralli Sular

Doğal ve sondaj-galeri yoluyla yeryüzüne çıkarılan, litresinde en az 1gram çözünmüş mineral

içeren, bakteriyolojik ve kimyasal kirlenmeye uğramamış olan, fizyolojik ve tedavi edici etkinliği

bilimsel olarak kanıtlanmış sulardır.

Termomineral Sular

Hem doğal sıcaklıkları 20 ºC›nin üzerinde olan hem de litresinde en az 1 g›ın üzerinde çözünmüş mineral içeren sulardır.

Özel Balneolojik Sular

Bazı özel mineralleri belirli en az (eşik) değerlerin üzerinde içeren sulardır. Bunlar;

· Karbondioksitli Sular: 1 g/lt üzerinde çözünmüş serbest karbondioksit içeren sular.

·  Kükürtlü  Sular:  1  mg/lt  üzerinde  -2 değerli kükürt içeren sular,

·  Radonlu  Sular:  666  Bq/lt  üzerinde radon ışınımı içeren sular,

· Tuzlalar: 14 g/lt üzerinde NaCl iceren sular,

·  İyotlu  Sular:  1  mg/lt  üzerinde  iyot içeren sular,

·  Florlü  Sular:  1  mg/lt  üzerinde  florür içeren sular, olarak sınıflandırılırlar.

Termal Turizmde Güncel Yaklaşımlar

Türkiye  jeotermal  kaynaklar  açısından  Dünyada  ilk  yedi  ülke  arasında  yer  almakta  olup,

Avrupa’da kaynak potansiyeli açısından birinci, kaplıca uygulamaları konusunda ise üçüncü sıradadır.

Ülkemizdeki öz ve yenilenebilir olan jeotermal kaynakların daha etkin ve verimli kullanmasına yönelik  olarak  geleneksel  kaplıca  kullanımından  farklı  bir  anlayış  ve  yaklaşım  geliştirmeye çalışılmaktadır.

Termal turizmin sağladığı olanaklardan bazıları;

· 12 ay turizm yapma imkanı,

· Tesislerde yüksek doluluk oranına ulaşılması,

· Yüksek istihdam oluşturulması,

· Diğer alternatif turizm türleri ile kolay entegrasyon oluşturarak bölgesel dengeli turizm gelişmesinin sağlanması,

Termal  tesislerde  insan  sağlığını  iyileştirici  aktiviteler  yanı  sıra  sağlıklı  -  zinde  insan yaratma, eğlence ve dinlenme olanaklarının da bulunması,

Kür merkezi (tedavi) entegrasyonuna sahip tesislerin maliyetini çabuk geri ödeyen karlı ve rekabet gücüne sahip yatırımlar olmasıdır.

TERMAL TURİZM BÖLGELERİ

Sağlık ve Termal Turizmin geliştirilmesi amacıyla Bakanlığımızca başlatılan “Termal Turizm

Kentleri Projesi” kapsamında ülkemizdeki jeotermal potansiyeller dikkate alınarak bölgesel

olarak yeni alanlar tespit edilmiştir.

Bu çalışma kapsamında jeotermal kaynak potansiyelinin belirlenmesi ve buna bağlı olarak belirlenecek

öneri alanlarında mülkiyet araştırılması yapılması, altyapı imkanlarının saptanması, alternatif

turizm türleriyle ilişkilendirilmesi ve sonucunda termal amaçlı gelişim stratejilerinin belirleneceği

araştırma raporu, il termal master planı ve bölge termal master planı hazırlanarak belirlenen

alanlarda çevre düzeni planlarının hazırlanması.

Diğer turizm türleri ile entegre olabilecek ve destinasyon oluşturabilecek kapasiteye sahip

olan;

  • Güney Marmara Termal Turizm Kentleri Bölgesi (Çanakkale, Balıkesir. Yalova)

  • Frigya Termal Turizm Kentleri Bölgesi (Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak, Eskişehir, Ankara)

  • Güney Ege Termal Turizm Kentleri Bölgesi (İzmir, Manisa, Aydın, Denizli)
  • Orta Anadolu Termal Turizm Kentleri Bölgesi (Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Niğde)
  • öncelikli geliştirilecek bölgeler olarak belirlenmiştir. Ayrıca
  • Kuzey Anadolu Termal Turizm Kentleri Bölgesi: Amasya, Sivas, Tokat, Erzincan
  • Doğu Marmara Termal Turizm Kentleri Bölgesi: Bilecik, Kocaeli
  • Batı Karadeniz Termal Turizm Kentleri Bölgesi : Bolu, Düzce, Sakarya
  • Termal Kaplıcaların özellikleri

    Kaplıcalardandan faydalanmanın püf noktaları...

    Kaplıcaların suları, kalsiyum, sülfatlı ve florürlü miks termomineral sular sınıfındandır. Toplam mineralizasyonu yaklaşık 1500 mg/L düzeyindedir. Ayrıca Kaplıca Suyu renksiz, berrak ve tatlıdır.

    Yalova Termal suyunun banyo kürü şeklinde kullanımı, özellikle romatizma hastalıklarda etkilidir. Yalova Kaplıcalarında yapılan banyo kürlerinin, romatizma hastalıklar arasında özellikle kireçlenme üzerine olumlu etkileri ve ağrı eşiğini yükseltici etkileri, Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim dalınca yapılan çalışmalar ile gösterilmiştir. Ayrıca florür, ve sülfat içerikleri nedeniyle diş çürüklerinin önlenmesi, bazı fonksiyonel mide ve barsak hastalıklarında ( örneğin bağırsak tembelliğinde ) ve safra kesesi tembelliğinde içme kürü olarak uygulanabilir.

  • Kaplıca tedavisinin yararlı olduğu hastalıklar

    İltihabi olmayan romatizma hastalar, Kırık Sekelleri, Dolaşım sistemi bozuklukları, İdrar yolları ve safra kesesi taşları, Cilt hastalıkları, Ameliyat sonrası oluşan yaraların iyileşmesi, Kadın hastalıkları ve kısırlık, Siyatik ve her türlü nevarji, Çeşitli felçler, Adale hastalıkları

  • Kimlere kaplıca tedavisi uygulanmaz?

  • Ateşli hastalar, Hamileler, Verem hastaları, Kalp hastaları, Bulaşıcı hastalığı olanlar

    Banyo süresi, 15 - 20 - 30 dakika

    Banyo sıcaklığı, 34 - 42 C

    Banyo sayısı, Günde 2 defa

    Toplam banyo sayısı, 15 - 20 / kür

    Toplam kür süresi, 2 - 4 hafta

    Banyo şekli, Tam banyo, yarım banyo, ekstremit banyosu

    Banyo ortamı, Havuz küvet